Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi (Temmuz 2026), NATO’nun hayati çıkarlarının bulunduğu ancak parçalanmış tehdit algıları, çakışan kurumsal yetki alanları ve değişen büyük güç dinamikleriyle karşı karşıya olduğu Avrasya’nın güvenlik durumunu incelemek için kritik bir fırsat sunmaktadır. Zirve, İttifak’ın birliği ve kolektif savunmaya odaklanacak olsa da, Türkiye’nin hem bir NATO müttefiki hem de Türk dünyasında merkezi bir aktör olarak üstlendiği ikili rolü birleştiren bir bakış açısıyla Avrasya’nın karmaşık ve birbiriyle bağlantılı güvenlik manzarasını haritalandırmak için özel bir akademik-politika diyaloğu gereklidir.